<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>cesurdoruk</title>
	<atom:link href="http://www.cesurdoruk.com/Index.php?feed=rss2" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.cesurdoruk.com</link>
	<description>MAGO</description>
	<lastBuildDate>Wed, 08 Sep 2010 13:24:29 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Kısa Barış Manço Yazısı: Arkadaşım Eşşek</title>
		<link>http://www.cesurdoruk.com/?p=588</link>
		<comments>http://www.cesurdoruk.com/?p=588#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Sep 2010 09:37:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog Dışı Yazılarım]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cesurdoruk.com/?p=588</guid>
		<description><![CDATA[Kaç yıl oldu saymadım köyden göçeli Mevsimler geldi geçti görüşmeyeli Hiç haber göndermedin o günden beri Yoksa bana küstün mü unuttun mu beni Dün yine seni andım gözlerim doldu O tatlı günlerimiz bir anı oldu Ayrılık geldi başa katlanmak gerek Seni çok çok özledim arkadaşım...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kaç yıl oldu saymadım köyden göçeli<br />
Mevsimler geldi geçti görüşmeyeli<br />
Hiç haber göndermedin o günden beri<br />
Yoksa bana küstün mü unuttun mu beni</p>
<p>Dün yine seni andım gözlerim doldu<br />
O tatlı günlerimiz bir anı oldu<br />
Ayrılık geldi başa katlanmak gerek<br />
Seni çok çok özledim arkadaşım eşek</p>
<p>Arkadaşım eş arkadaşım şek arkadaşım eşek</p>
<p>Yaban tayları çayırda tepişiyor mu<br />
Çilli horoz kedilerle dövüşüyor mu<br />
Sarıkız minik buzağıyı sütten kesti mi<br />
Kuzularla oğlaklar sevişiyor mu</p>
<p>Uzun kulaklarını son bir kez salla<br />
Tüm eski dostlarımdan bir haber yolla<br />
Ayrılık geldi başa katlanmak gerek<br />
Seni çok çok özledim arkadaşım eşek<br />
Arkadaşım eş arkadaşım şek arkadaşım eşek</p>
<p>Tatil için yola çıkmadan önce arabada dinlemek için bize ayrı bir CD, Naz&#8217;a ayrı bir CD hazırlamıştım. Naz&#8217;ın CD&#8217;sinde evde dinlediği şarkıların yanına ayrıca 7-8 tanede Barış Manço şarkısı koymuştum yolda sıkılmadan dinleyerek vakit geçireceğini bilmeden hemde. </p>
<p>Bizimki iki şarkı seçti aralarından Arkadaşım Eşşek ve Ayı. Eşşek&#8217;i yolda bazen arka arkaya 7-8 kez dinlediğimiz oldu, arka koltuktan &#8220;Baba baba&#8221; diye bağırıp işaret parmakları ile kafasında kulak yaparak tekrar dinlemek istediğini anlatarak. Sonra &#8220;AAAA&#8221; buda Ayı şarkısı demek oluyor, iki kere bunu dinleyip tekrar Eşşek&#8217;e dönüyoruz, 3-5 Eşşek&#8217;ten sonra sızıyor bizimkisi:)</p>
<p>Adam Olacak Çocuk ilk başladığında onlu yaşlarımın başındaydım, kardeşim üç yaşındaydı, pazar günleri koltuk takımının minderleriyle halının ortasına ev yapardık Barış Manço&#8217;yu o evin pencere yada kapısından izlerdik yastıklar yıkılıp ev çökene kadar. Sonra ben Shogun izliyordum galiba ama hayal meyal aklımda. Birde klasik müzik konseri olurdu TRT&#8217;de her pazar.</p>
<p>Barış abi alırdı bir ufaklığı sahneye, arkadaki diğer çocuklar birbirleriyle oynuyor, ağlayanlar var, sahneye bakan yok:) &#8220;Ispanak yiyor musun?&#8221; &#8220;Yatarken sakın dişlerini fırçalamayı unutma, göster nasıl fırçaladığını?&#8221; &#8220;Arabada hangi koltukta oturuyorsun söyle bakalım?&#8221; &#8220;Sakın teybin kırmızı kayıt tuşuna basma evde:)&#8221;</p>
<p>Bakındım şöyle bir internette adam olacak çocukları bulabilecek miyim diye şöyle bir link buldum belki ilginizi çeker.</p>
<p>On puan on puan kırk puanla şampiyon rahat uyu Barış Abi.</p>
<p>Bu arada “Sherisa” yazısına güzel yorumlar aldım teşekkürler, soranlar var “Adam 15 sene sonra döndü dükkanı buldu içeri girecek mi girmeyecek mi” diye. Devamı yok mu hikayenin diye. Tamam var <img src='http://www.cesurdoruk.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Cesur d.<br />
01.09.2010 Cosmoturk</p>
<p><script type="text/javascript">// <![CDATA[
    google_ad_client = "pub-4608220387845530"; /* 300x250, oluşturulma 17.11.2009 */ google_ad_slot = "0927648071"; google_ad_width = 300; google_ad_height = 250;
// ]]&gt;</script><br />
<script src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js" type="text/javascript">
</script></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cesurdoruk.com/?feed=rss2&amp;p=588</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;Sherisa&#8221; Orijinal metin</title>
		<link>http://www.cesurdoruk.com/?p=525</link>
		<comments>http://www.cesurdoruk.com/?p=525#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 31 Aug 2010 22:08:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basından]]></category>
		<category><![CDATA[Blog Dışı Yazılarım]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[alaçatı]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[çeşme]]></category>
		<category><![CDATA[Cosmoturk]]></category>
		<category><![CDATA[hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir]]></category>
		<category><![CDATA[kemeraltı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cesurdoruk.com/?p=525</guid>
		<description><![CDATA[On beş sene önce daha güzeldi buralar Yüz senelik binalar seksen beş yaşındaydı o zaman. Şimdi yüz senelikmiş gibi görünen üç beş senelik binalar dolu her taraf O zamanki sakız ağaçları yaşlandı şimdi Kurabiyenin kokuları aynı ama hala On beş sene önce yaşandı aşkların en...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>On beş sene önce daha güzeldi buralar<br />
Yüz senelik binalar seksen beş yaşındaydı o zaman.<br />
Şimdi yüz senelikmiş gibi görünen üç beş senelik binalar dolu her taraf<br />
O zamanki sakız ağaçları yaşlandı şimdi<br />
Kurabiyenin kokuları aynı ama hala<br />
On beş sene önce yaşandı aşkların en güzeli burada</p>
<p>Yatıyorum kumsalda denize doğru, erken geldim kalabalık olmadan<br />
Dalgalar ayılmaya çalışıyor, iki geliyor üç gelmiyor ayak uçlarıma<br />
Güneş çıktı uykudan, ittiriyor palmiyelerin dallarını<br />
Yer açın geliyorum dercesine, bugün bir başka parlamalıyım<br />
Aşk var bugün buralarda, kokusunu alıyorum<br />
Suratıma kum tanecikleri çarpıyor birden çıplak ayak sesleriyle beraber<br />
Gözlerimi hafif kısıp görmeye çalışıyorum ama ne mümkün<br />
Güneş bir başka parlıyor bugün aşk var bugün buralarda<br />
Hiç o kadar güzel ayak görmedim daha önce, incecik bem beyaz<br />
Bir karış üstünden başlıyor beyaz elbisenin dantel pile uçları<br />
Islanmış uçları koşarken ne yaptığını bilmez sabah dalgalarıyla<br />
Güneş elbisenin içinden geçiyor, yok oluyor kumaş.<br />
Tüm çıplaklığı sanki masumiyet<br />
Hafif bir rüzgar esiyor ardından, damla sakızı kokusu alıyorum, sonra biraz yasemin</p>
<p><strong><em>İlk defa görüyorum, hafta sonu turistlerinden mi acaba? Yoksa kalıcımı daha uzun bir süreliğine</em></strong></p>
<p><strong><em>Çok ahım şahım gösterişli bir vücudu yok, orta kilolu iri kemikli. Komik bir şortu var altında, sol kolu fazla yanmış arabada. Güneşin ışıkları yeşil gözlerinden içeri süzülüyor yetiyor içimin kıpırdanmasına. Ne işi var bu adamın sabah sabah burada?</em></strong></p>
<p>-Pardon, aceleden son anda fark ettim sizi.<br />
-Sorun değil, ne bu acele?<br />
-Sıcakken yetiştirmek istedim, yeni çıkardım fırından, birazdan yola çıkacaklar, yemeden gitmelerini istemiyorum….<br />
<strong><em> </em></strong></p>
<p><strong><em>Uzun uzun anlatıyorum ki kalp atışlarımın sesini bastırsın ağzımdan çıkanların gürültüsü</em></strong></p>
<p>Çok geç artık, o da benden etkilendi galiba</p>
<p>-Ne şanslılar, bende bakabilseydim tadına keşke<br />
-Tam gün ortasında çıkartıyorum üç tepsi daha, çarşıda olun o saatte</p>
<p>Koşmaya başlıyor tekrar minik ayaklarıyla, çevirip başını “Sherisa” diye bağırarak. Sahilin dolmasıyla odama dönmeye karar veriyorum. Zor geçiyor saatler odada, sanki lise âşıkları gibiyim,dersin bitip tenefüs zilinin çalmasını bekliyorum yan sınıftaki kızla koridorda bakışmak için. Çarşı dediğimiz kısa bir cadde. Taş kaldırımlarda oturmuş yaşlılar var ellerinde kahve ve sigaralar. Çekiç sesi geliyor pembe duvarları olan ayakkabı tamircisinden. Çınarın altı kalabalık, “Dü beş” diye bağırıyor kahverengi kasketi olan amca “Getir kahveleri Yorgo’dan”.  Önce damla sakızı geliyor tekrar burnuma, sağa çevirince kafamı yasemininkini de alıyorum. Hafif eğri tahta bir tabela var tek camlı ufak dükkânın üstünde. Beyaz boya el yazısıyla yazılmış “Sherisa”</p>
<p>Bir basamakla çıkıyorum dükkana<br />
Cam tezgahın içinde kurabiyeler var sol taraftaki iki tahta masanın karşısında<br />
Tavandaki pervane çekiyor sizi yukarı doğru,<br />
Fırlatıyor sanki duvardan duvara yasemin ve damla sakızı kokularıyla sizi<br />
“Buyrun” sesiyle düşüyorum tekrar tahta zemine</p>
<p>-Sevindim geldiğinize, sabah için kusura bakmayın tekrar, affettireyim kendimi</p>
<p>Tahta masalardan birisine oturuyoruz, kurabiye ve çay ikram ediyor bana, sanki yıllardır tanışıyoruz.</p>
<p>Dükkana giren müşteriler olmasa hiç susmayacağız. Anneannesi ve dedesi Sakız Adası’ndan göçmüşler buraya. Dedesi nalbur dükkanı açmış aşağı sokakta, dükkan hala açık, yirmi beş yıl yanında çalışan çırağa devretmişler dede ölünce. Anneannesi açmış burayı Sherisa doğduğunda, uğur getirsin diye ismini vermişler ufak dükkana. Annesi işletmiş Sherisa’dan önce,  Atina’dan gelince de o geçmiş başına. Kurabiye hala anneannesinin tarifi</p>
<p>Güneş devredeli çok oldu dolun aya yerini<br />
Söylemiş ama giderken çok parla bu gece diye<br />
Bu gün aşk var buralarda, kokusunu alıyorum<br />
Kapanmaya başlıyor taş kaldırımlı sokaktaki dükkanlar.<br />
O güzel saatleri bitiren cümle çıkıyor ağzımdan,</p>
<p>-Çarşamba dönmek zorundayım.<br />
-Yaa…</p>
<p>Sessizlik sürüyor 2-3 dakika</p>
<p>-Yarın İzmir’e gitçem alcaklarım var, gelir misin?<br />
-Her anı onunla geçirmek isterken sorulur mu hiç</p>
<p>Beş sene önce gelmiştim ilk İzmir’e<br />
Hafif bi meltem vardı, yine öyle<br />
Vapurla Karşıyaka’ya geçmiştim<br />
Değişmemiş pek bir şey<br />
Hava sıcak, kızlar hala güzel<br />
Gevreklerin tadı da  aynı</p>
<p>Kemeraltın’ndan birkaç baharat aldık, Kızlarağası’ ndan bir iki bakır ve dantel. Akşam olmuştu döndüğümüzde Alaçatı’ya.</p>
<p>Pazartesi, Salı derken ayrılık günü geldi</p>
<p>O da gelecekti İstanbul’a<br />
Ben de sık sık buraya<br />
Ne o geldi<br />
Ne ben gidebildim<br />
Bilmiyorduk benim Fransa’ya gideceğimi</p>
<p>……</p>
<p>On beş sene önce daha güzeldi buralar<br />
Yüz senelik aşkları anlatırlardı çınaraltında kasketli amcalar<br />
Şimdi yüz dakika sürmeyen gecelik aşklar var<br />
Çarşı çok kalabalık, sokaklar masa sandalye dolu.<br />
Ne çok satıcı var, her köşe başı, incik boncuk<br />
Kaldırımlar aynı hala, yol gösteriyorlar kıvrımlarıyla bana<br />
Damla sakızı kokusu alıyorum.<br />
Işıklı tabela dikkatimi çekiyor daracık sokakta<br />
Tek camlı, bir basamakla çıkılan ufak dükkananın üzerinde parlıyor.<br />
Mavi zemin üzerine beyaz el yazısıyla yazılmış “Sherisa”</p>
<p>Cesur d.</p>
<p><script type="text/javascript">// <![CDATA[
    google_ad_client = "pub-4608220387845530"; /* 300x250, oluşturulma 17.11.2009 */ google_ad_slot = "0927648071"; google_ad_width = 300; google_ad_height = 250;
// ]]&gt;</script><br />
<script src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js" type="text/javascript">
</script></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cesurdoruk.com/?feed=rss2&amp;p=525</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İKİ KİŞİ, BİR YAZI, İKİ SON ÖZEL PROJESİ &#8220;Sherisa&#8221;</title>
		<link>http://www.cesurdoruk.com/?p=522</link>
		<comments>http://www.cesurdoruk.com/?p=522#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 20 Aug 2010 06:14:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basından]]></category>
		<category><![CDATA[Blog Dışı Yazılarım]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[Cosmoturk]]></category>
		<category><![CDATA[hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[iki kişi]]></category>
		<category><![CDATA[serpil şahin]]></category>
		<category><![CDATA[Sherisa]]></category>
		<category><![CDATA[yazı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cesurdoruk.com/?p=522</guid>
		<description><![CDATA[Cesur Doruk On beş sene önce daha güzeldi buralar Yüz senelik binalar seksen beş yaşındaydı o zaman Şimdi yüz senelikmiş gibi görünen üç beş senelik binalar dolu her taraf O zamanki sakız ağaçları yaşlandı şimdi Kurabiyenin kokuları aynı ama hala On beş sene önce yaşandı...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Cesur Doruk</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">On beş sene önce daha güzeldi buralar</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Yüz senelik binalar seksen beş yaşındaydı o zaman</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Şimdi yüz senelikmiş gibi görünen üç beş senelik binalar dolu her taraf</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">O zamanki sakız ağaçları yaşlandı şimdi</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Kurabiyenin kokuları aynı ama hala</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">On beş sene önce yaşandı aşkların en güzeli burada</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Yatıyorum kumsalda denize doğru, erken geldim kalabalık olmadan</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Dalgalar ayılmaya çalışıyor, iki geliyor üç gelmiyor ayakuçlarıma</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Güneş çıktı uykudan, ittiriyor palmiyelerin dallarını</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Yer açın geliyorum dercesine, bugün bir başka parlamalıyım</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Aşk var bugün buralarda, kokusunu alıyorum</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Suratıma kum tanecikleri çarpıyor birden çıplak ayak sesleriyle beraber</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Gözlerimi hafif kısıp görmeye çalışıyorum ama ne mümkün</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Güneş bir başka parlıyor bugün, aşk var bugün buralarda</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Hiç o kadar güzel ayak görmedim daha önce, incecik bembeyaz</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Bir karış üstünden başlıyor beyaz elbisenin dantel pile uçları</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Islanmış uçları koşarken ne yaptığını bilmez sabah dalgalarıyla</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Güneş elbisenin içinden geçiyor, yok oluyor kumaş</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Tüm çıplaklığı sanki masumiyet</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Hafif bir rüzgâr esiyor ardından, damla sakızı kokusu alıyorum, sonra biraz yasemin&#8230;</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">İlk defa görüyorum, hafta sonu turistlerinden mi acaba? Yoksa kalıcı mı daha uzun bir süreliğine</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Çok ahım şahım gösterişli bir vücudu yok, orta kilolu, iri kemikli. Komik bir şortu var altında, sol kolu fazla yanmış arabada. Güneşin ışıkları yeşil gözlerinden içeri süzülüyor, yetiyor içimin kıpırdamasına. Ne işi var bu adamın sabah sabah burada?</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">—Pardon, aceleden son anda fark ettim sizi.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">—Sorun değil, ne bu acele?</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">—Sıcakken yetiştirmek istedim, yeni çıkardım fırından, birazdan yola çıkacaklar, yemeden gitmelerini istemiyorum…</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Uzun uzun anlatıyorum ki; ağzımdan çıkanların gürültüsü kalp atışlarımın sesini bastırsın. Çok geç artık, o da benden etkilendi galiba.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">—Ne şanslılar, ben de bakabilseydim tadına keşke.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">—Tam gün ortasında çıkartıyorum üç tepsi daha, çarşıda olun o saatte.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Koşmaya başlıyor tekrar minik ayaklarıyla, çevirip başını “Sherisa” diye bağırarak. Sahilin dolmasıyla odama dönmeye karar veriyorum.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Zor geçiyor saatler odada, sanki lise âşıkları gibiyim, dersin bitip tenefüs zilinin çalmasını bekliyorum yan sınıftaki kızla koridorda bakışmak için…</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Çarşı dediğimiz kısa bir cadde.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Taş kaldırımlarda oturmuş yaşlılar var ellerinde kahve ve sigaralarla gölgelik yerlerde oturuyorlar. Çekiç sesi geliyor pembe duvarları olan ayakkabı tamircisinden. Çınarın altı kalabalık, “Dü beş” diye bağırıyor kahverengi kasketli amca “Getir kahveleri Yorgo’dan”. Önce damla sakızı geliyor burnuma, tekrar sağa çevirince kafamı yasemininkini de alıyorum. Hafif eğri tahta bir tabela var tek camlı ufak dükkânın üstünde. Beyaz boya el yazısıyla yazılmış “Sherisa”</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Serpil Şahin</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Tabelayı görünce varlığını unuttuğum kalbimdeki ritim bozukluğu yeniden başlıyor. Ellerim de eşlik ediyor bu çaresiz tempoya ve terliyor. Tanrım, bunlar en son ilk aşkımda yaşadığımı anımsadığım duygular. Neydi beni bu kadar heyecanlandıran? ‘O’na olan merakım mı? Yoksa yıllar sonra ilk kez düşünmeden hareket etmem mi?</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Hayatımın her anında konu ne olursa olsun 100 kez düşünüp 1 kez hareket etmeyi tercih ettim hep. Nedenini kendime sorduğumda da ‘Ben sağlamcı adamım!’ yanıtını aldım ve bu yanıt yüzünden kim bilir kaç aşkı, kaç muhteşem kariyeri başlamadan bitirdim. Oysa insan deneyimleri kadardı.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Aklımın düşünmesine izin vermek istemeyen kalbim bacağıma ‘Hadi gir!’ sinyali gönderiyor ve ben korkmadan usul usul giriyorum o ufak dükkâna.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Anımsar mı acaba beni?</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Ya buyurun, ne istemiştiniz derse?</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Unutursa sabah sahilde söylediği o işveli cümlelerini?</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Anımsatacak kadar kendimi, dikkat çekici miyim?</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">—Sherisa ne demek düşündün mü hiç?</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Ne de güzel bir ses karşılamıştı beni kapının eşiğinde.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">—Kapıdan içeri girenlerin ilk sorduğu soru bu. Sen sessiz bir merhabayı tercih ettin. Sherisa, babamın yıllar önce uğruna canını bile verecek kadar çok sevdiği bir kadından adıymış. Kadın gitmiş sonra buralardan, bir daha da haber alınamamış kendisinden. Zaman içerisinde bir daha asla birini sevemeyeceğini düşünen babam, annem ile karşılaşmış. Zeytin karası gözlerinde gördüğü huzur babamı mutlu etmiş. Önceleri birbirlerini dinleyen birer arkadaşlarmış, annem Sherisa’yı bilirmiş, dinler ve akıl verirmiş babama. Ama kendisi özel hayatı hakkında hiçbir şey anlatmazmış. Susar ve sadece dinlermiş. Babam da annemden iyi bir hayat arkadaşı olacağını düşünürmüş ve sonunda mutlu son; evlenmişler. Babam bu güzel kafenin adını Sherisa koyduğunda sesini hiç çıkarmamış anneciğim. “Acaba bu kadar sessiz kalışımı onu öldürdü?” diye düşünmeden edemiyorum bazen.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">—Üzüldüm, başınız sağolsun.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">—Biz de çok üzüldük, hala da üzgünüz aslında sadece şiddeti farklı.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Ne de güzel kokuyor fırının kollarından henüz ayrılmış olan sıcacık kurabiyeler, küçük ekmekler&#8230; Yeryüzünde dayanamadığım 2 kokudan biridir, fırından yeni çıkan hamurun kokusu. Diğeri de malum, kadın kokusu ama kadının kendi kokusu. Bazı kadınlar var ki, terleri bildiğin çiçek kokuyor.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">“Ne zamandan beri buradasın?” sorusu ile dağıldı gitti burnumu bile kaplayan terli çiçek kokusu.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Seni gördüğüm andan beri demek istedi kalbim ama izin vermedi aklım.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">—1 haftadır buradayım, bir iş gezisi için geldim. Yıllar önce geldiğim gibi, pek çok şey aynı. Sakinliğine ve huzuruna bayıldım, buraya taşınmayı bile arzu eder oldum.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">—Uzaktan güzel görünür Çamlık’ın gizemi ama içine girdin mi çıkılmaz bir hal alır. Yabancı olmak bazen en güzelidir. Bu arada adım Mayreni.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">—Ben de 32 yıllık Barın.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">—Lütfen kırmızı masaya doğru geçer misin Barın? Sıcak kurabiye servisi birazdan başlayacak çünkü.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Ne kadar da güven veriyor duruşu, ses tonu. Kadın dediğin kendine duyduğu güven kadar karşısına da güven vermeliydi ki ancak o zaman ‘kadın’ sıfatını tamamlayabilirdi.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">En son bana söylenen bir şeyi bir seferde yaptığım zamanı anımsamaya çalıştım ama ne mümkün çıkaramadım bile zamanı. Neyse diye kendi kendime konuşurken tüm endamı ile masama teşrif etti Mayreni. 30’lu yaşlara birkaç yılı kalmış feci çekici bir kadın. Elini masanın üzerine koyuşundan, kurabiyeleri ikram edişine kadar geçen süre içerisinde bile ne kadar çekici olduğunun gayet farkında. İşte kadındaki bu farkındalık ve güven ben dâhil yeryüzündeki pek çok erkeğin başını döndürebilir.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">O siyah saçları beyaz elbisesinin dekoltesini gayet düzgün bir şekilde örtüyor ama nasıl da merak ediyorum o gizemin altındaki gerçeği. Göğüs dekoltesindeki çiller onu daha da tapılası bir kadın haline getirmiş, elleri bildiğin bebek eli&#8230; Küçücük&#8230; Beyaz teni sarılmak için resmen davet gönderiyor.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">—Barın, sahilde sabah sabah ne yapıyordun?</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">—15 yıl önce buraya geldiğimde nasıldım, şimdi nasılım kıyaslamasını yapıyordum taki silüetine takılana kadar gözlerim. Bunu kaç erkekten duydun bilmiyorum ya da ben kaç kadına bunu dedim. Güzelsin Mayreni ve bunun farkında oluşun seni çok çekici kılıyor. Eminim annen kadar da şefkatli bir kadınsın. Kurabiye de güzelse senle evlenmeyi düşünebilirim.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Nasıl da gülmeye başladık. Sanırım bi 10 dakika kadar tebessüm ve kahkahalarımızla doldu küçük dükkân.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Gözleri doldu Mayreni’nin. Kötü bir şey de söylemedim. Ne de güzel gülüyor, flört ediyorduk nereden çıktı şimdi bu göze dolan damlalar?</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Hızlı bir hareketle yok etti akmak üzere olan yaşlarını ;</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">—Ne garip hayat! Mutluluğu o kadar bekliyorsun senin olacak diye, oluyor da ama o esnada hüznü de yanına iliştiriveriyor. Acıları bile bazen en tatlı şekli ile sunması da Tanrı’nın en büyük mahareti olsa gerek.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Ve dudaklarım Mayreni’nin dudaklarında. Başka bir şey daha söylemesini istemiyorum. Yanımda mutlu olduğunu söyledi işte, ne gerek var başka fiyakalı sözler etmeye. Ne olduğunu anlamadığı ama bu ahenge karşı koyamayacağını teslimiyeti ile hissettirdi. Sadece mutluluk transferi istiyorum o güzel dudaklardan kalbime.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Seni seviyorum demek için aralandı dolgun dudakları ama o 2 söz yerine;</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">—Lütfen git diyebildi.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Bu sözü ne kadar yoğun duygular beslersem besleyeyim hep uyguladım bu zamana kadar. Yanına kibarlaştırılmış bir lütfen eklense de.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Hoşçakal Mayreni.</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">En güzeli kısa ve imkânsız olanıdır aşkın</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Düşmek istersin en dibine kadar, ama bir o kadar da kaçmak</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Çok sevdiğim Çamlık’tan 15 yıl önce sevdiğim kadın yüzünden kaçmış ve yine bir kadın yüzünden kaçmak üzereydim</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Bu muydu benim aşktan anladığım</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Bu muydu neden mutlu olamıyorum sorumun aslında tam da cevabı olan eylemim</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Mayreni, Ayşe, Canan</div>
<div id="_mcePaste" style="position: absolute; left: -10000px; top: 0px; width: 1px; height: 1px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden;">Daha kaç kadın gidecek bu aşk denilen felaket uğruna</div>
<p>Cosmoturk&#8217;te yer alan &#8220;İKİ KİŞİ, BİR YAZI, İKİ SON ÖZEL PROJESİ&#8221; için yazdığım yazım</p>
<p><a href="http://www.cesurdoruk.com/wp-content/uploads/2010/08/7763415415993.JPG"><img class="size-medium wp-image-521 alignnone" title="7763415415993" src="http://www.cesurdoruk.com/wp-content/uploads/2010/08/7763415415993-300x198.jpg" alt="7763415415993" width="300" height="198" /></a>Cesur Doruk</p>
<p>On beş sene önce daha güzeldi buralar</p>
<p>Yüz senelik binalar seksen beş yaşındaydı o zaman</p>
<p>Şimdi yüz senelikmiş gibi görünen üç beş senelik binalar dolu her taraf</p>
<p>O zamanki sakız ağaçları yaşlandı şimdi</p>
<p>Kurabiyenin kokuları aynı ama hala</p>
<p>On beş sene önce yaşandı aşkların en güzeli burada</p>
<p>Yatıyorum kumsalda denize doğru, erken geldim kalabalık olmadan</p>
<p>Dalgalar ayılmaya çalışıyor, iki geliyor üç gelmiyor ayakuçlarıma</p>
<p>Güneş çıktı uykudan, ittiriyor palmiyelerin dallarını</p>
<p>Yer açın geliyorum dercesine, bugün bir başka parlamalıyım</p>
<p>Aşk var bugün buralarda, kokusunu alıyorum</p>
<p>Suratıma kum tanecikleri çarpıyor birden çıplak ayak sesleriyle beraber</p>
<p>Gözlerimi hafif kısıp görmeye çalışıyorum ama ne mümkün</p>
<p>Güneş bir başka parlıyor bugün, aşk var bugün buralarda</p>
<p>Hiç o kadar güzel ayak görmedim daha önce, incecik bembeyaz</p>
<p>Bir karış üstünden başlıyor beyaz elbisenin dantel pile uçları</p>
<p>Islanmış uçları koşarken ne yaptığını bilmez sabah dalgalarıyla</p>
<p>Güneş elbisenin içinden geçiyor, yok oluyor kumaş</p>
<p>Tüm çıplaklığı sanki masumiyet</p>
<p>Hafif bir rüzgâr esiyor ardından, damla sakızı kokusu alıyorum, sonra biraz yasemin&#8230;</p>
<p>İlk defa görüyorum, hafta sonu turistlerinden mi acaba? Yoksa kalıcı mı daha uzun bir süreliğine</p>
<p>Çok ahım şahım gösterişli bir vücudu yok, orta kilolu, iri kemikli. Komik bir şortu var altında, sol kolu fazla yanmış arabada. Güneşin ışıkları yeşil gözlerinden içeri süzülüyor, yetiyor içimin kıpırdamasına. Ne işi var bu adamın sabah sabah burada?</p>
<p>—Pardon, aceleden son anda fark ettim sizi.</p>
<p>—Sorun değil, ne bu acele?</p>
<p>—Sıcakken yetiştirmek istedim, yeni çıkardım fırından, birazdan yola çıkacaklar, yemeden gitmelerini istemiyorum…</p>
<p>Uzun uzun anlatıyorum ki; ağzımdan çıkanların gürültüsü kalp atışlarımın sesini bastırsın. Çok geç artık, o da benden etkilendi galiba.</p>
<p>—Ne şanslılar, ben de bakabilseydim tadına keşke.</p>
<p>—Tam gün ortasında çıkartıyorum üç tepsi daha, çarşıda olun o saatte.</p>
<p>Koşmaya başlıyor tekrar minik ayaklarıyla, çevirip başını “Sherisa” diye bağırarak. Sahilin dolmasıyla odama dönmeye karar veriyorum.</p>
<p>Zor geçiyor saatler odada, sanki lise âşıkları gibiyim, dersin bitip tenefüs zilinin çalmasını bekliyorum yan sınıftaki kızla koridorda bakışmak için…</p>
<p>Çarşı dediğimiz kısa bir cadde.</p>
<p>Taş kaldırımlarda oturmuş yaşlılar var ellerinde kahve ve sigaralarla gölgelik yerlerde oturuyorlar. Çekiç sesi geliyor pembe duvarları olan ayakkabı tamircisinden. Çınarın altı kalabalık, “Dü beş” diye bağırıyor kahverengi kasketli amca “Getir kahveleri Yorgo’dan”. Önce damla sakızı geliyor burnuma, tekrar sağa çevirince kafamı yasemininkini de alıyorum. Hafif eğri tahta bir tabela var tek camlı ufak dükkânın üstünde. Beyaz boya el yazısıyla yazılmış “Sherisa”</p>
<p>Serpil Şahin</p>
<p>Tabelayı görünce varlığını unuttuğum kalbimdeki ritim bozukluğu yeniden başlıyor. Ellerim de eşlik ediyor bu çaresiz tempoya ve terliyor. Tanrım, bunlar en son ilk aşkımda yaşadığımı anımsadığım duygular. Neydi beni bu kadar heyecanlandıran? ‘O’na olan merakım mı? Yoksa yıllar sonra ilk kez düşünmeden hareket etmem mi?</p>
<p>Hayatımın her anında konu ne olursa olsun 100 kez düşünüp 1 kez hareket etmeyi tercih ettim hep. Nedenini kendime sorduğumda da ‘Ben sağlamcı adamım!’ yanıtını aldım ve bu yanıt yüzünden kim bilir kaç aşkı, kaç muhteşem kariyeri başlamadan bitirdim. Oysa insan deneyimleri kadardı.</p>
<p>Aklımın düşünmesine izin vermek istemeyen kalbim bacağıma ‘Hadi gir!’ sinyali gönderiyor ve ben korkmadan usul usul giriyorum o ufak dükkâna.</p>
<p>Anımsar mı acaba beni?</p>
<p>Ya buyurun, ne istemiştiniz derse?</p>
<p>Unutursa sabah sahilde söylediği o işveli cümlelerini?</p>
<p>Anımsatacak kadar kendimi, dikkat çekici miyim?</p>
<p>—Sherisa ne demek düşündün mü hiç?</p>
<p>Ne de güzel bir ses karşılamıştı beni kapının eşiğinde.</p>
<p>—Kapıdan içeri girenlerin ilk sorduğu soru bu. Sen sessiz bir merhabayı tercih ettin. Sherisa, babamın yıllar önce uğruna canını bile verecek kadar çok sevdiği bir kadından adıymış. Kadın gitmiş sonra buralardan, bir daha da haber alınamamış kendisinden. Zaman içerisinde bir daha asla birini sevemeyeceğini düşünen babam, annem ile karşılaşmış. Zeytin karası gözlerinde gördüğü huzur babamı mutlu etmiş. Önceleri birbirlerini dinleyen birer arkadaşlarmış, annem Sherisa’yı bilirmiş, dinler ve akıl verirmiş babama. Ama kendisi özel hayatı hakkında hiçbir şey anlatmazmış. Susar ve sadece dinlermiş. Babam da annemden iyi bir hayat arkadaşı olacağını düşünürmüş ve sonunda mutlu son; evlenmişler. Babam bu güzel kafenin adını Sherisa koyduğunda sesini hiç çıkarmamış anneciğim. “Acaba bu kadar sessiz kalışımı onu öldürdü?” diye düşünmeden edemiyorum bazen.</p>
<p>—Üzüldüm, başınız sağolsun.</p>
<p>—Biz de çok üzüldük, hala da üzgünüz aslında sadece şiddeti farklı.</p>
<p>Ne de güzel kokuyor fırının kollarından henüz ayrılmış olan sıcacık kurabiyeler, küçük ekmekler&#8230; Yeryüzünde dayanamadığım 2 kokudan biridir, fırından yeni çıkan hamurun kokusu. Diğeri de malum, kadın kokusu ama kadının kendi kokusu. Bazı kadınlar var ki, terleri bildiğin çiçek kokuyor.</p>
<p>“Ne zamandan beri buradasın?” sorusu ile dağıldı gitti burnumu bile kaplayan terli çiçek kokusu.</p>
<p>Seni gördüğüm andan beri demek istedi kalbim ama izin vermedi aklım.</p>
<p>—1 haftadır buradayım, bir iş gezisi için geldim. Yıllar önce geldiğim gibi, pek çok şey aynı. Sakinliğine ve huzuruna bayıldım, buraya taşınmayı bile arzu eder oldum.</p>
<p>—Uzaktan güzel görünür Çamlık’ın gizemi ama içine girdin mi çıkılmaz bir hal alır. Yabancı olmak bazen en güzelidir. Bu arada adım Mayreni.</p>
<p>—Ben de 32 yıllık Barın.</p>
<p>—Lütfen kırmızı masaya doğru geçer misin Barın? Sıcak kurabiye servisi birazdan başlayacak çünkü.</p>
<p>Ne kadar da güven veriyor duruşu, ses tonu. Kadın dediğin kendine duyduğu güven kadar karşısına da güven vermeliydi ki ancak o zaman ‘kadın’ sıfatını tamamlayabilirdi.</p>
<p>En son bana söylenen bir şeyi bir seferde yaptığım zamanı anımsamaya çalıştım ama ne mümkün çıkaramadım bile zamanı. Neyse diye kendi kendime konuşurken tüm endamı ile masama teşrif etti Mayreni. 30’lu yaşlara birkaç yılı kalmış feci çekici bir kadın. Elini masanın üzerine koyuşundan, kurabiyeleri ikram edişine kadar geçen süre içerisinde bile ne kadar çekici olduğunun gayet farkında. İşte kadındaki bu farkındalık ve güven ben dâhil yeryüzündeki pek çok erkeğin başını döndürebilir.</p>
<p>O siyah saçları beyaz elbisesinin dekoltesini gayet düzgün bir şekilde örtüyor ama nasıl da merak ediyorum o gizemin altındaki gerçeği. Göğüs dekoltesindeki çiller onu daha da tapılası bir kadın haline getirmiş, elleri bildiğin bebek eli&#8230; Küçücük&#8230; Beyaz teni sarılmak için resmen davet gönderiyor.</p>
<p>—Barın, sahilde sabah sabah ne yapıyordun?</p>
<p>—15 yıl önce buraya geldiğimde nasıldım, şimdi nasılım kıyaslamasını yapıyordum taki silüetine takılana kadar gözlerim. Bunu kaç erkekten duydun bilmiyorum ya da ben kaç kadına bunu dedim. Güzelsin Mayreni ve bunun farkında oluşun seni çok çekici kılıyor. Eminim annen kadar da şefkatli bir kadınsın. Kurabiye de güzelse senle evlenmeyi düşünebilirim.</p>
<p>Nasıl da gülmeye başladık. Sanırım bi 10 dakika kadar tebessüm ve kahkahalarımızla doldu küçük dükkân.</p>
<p>Gözleri doldu Mayreni’nin. Kötü bir şey de söylemedim. Ne de güzel gülüyor, flört ediyorduk nereden çıktı şimdi bu göze dolan damlalar?</p>
<p>Hızlı bir hareketle yok etti akmak üzere olan yaşlarını ;</p>
<p>—Ne garip hayat! Mutluluğu o kadar bekliyorsun senin olacak diye, oluyor da ama o esnada hüznü de yanına iliştiriveriyor. Acıları bile bazen en tatlı şekli ile sunması da Tanrı’nın en büyük mahareti olsa gerek.</p>
<p>Ve dudaklarım Mayreni’nin dudaklarında. Başka bir şey daha söylemesini istemiyorum. Yanımda mutlu olduğunu söyledi işte, ne gerek var başka fiyakalı sözler etmeye. Ne olduğunu anlamadığı ama bu ahenge karşı koyamayacağını teslimiyeti ile hissettirdi. Sadece mutluluk transferi istiyorum o güzel dudaklardan kalbime.</p>
<p>Seni seviyorum demek için aralandı dolgun dudakları ama o 2 söz yerine;</p>
<p>—Lütfen git diyebildi.</p>
<p>Bu sözü ne kadar yoğun duygular beslersem besleyeyim hep uyguladım bu zamana kadar. Yanına kibarlaştırılmış bir lütfen eklense de.</p>
<p>Hoşçakal Mayreni.</p>
<p>En güzeli kısa ve imkânsız olanıdır aşkın</p>
<p>Düşmek istersin en dibine kadar, ama bir o kadar da kaçmak</p>
<p>Çok sevdiğim Çamlık’tan 15 yıl önce sevdiğim kadın yüzünden kaçmış ve yine bir kadın yüzünden kaçmak üzereydim</p>
<p>Bu muydu benim aşktan anladığım</p>
<p>Bu muydu neden mutlu olamıyorum sorumun aslında tam da cevabı olan eylemim</p>
<p>Mayreni, Ayşe, Canan</p>
<p>Daha kaç kadın gidecek bu aşk denilen felaket uğruna</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cesurdoruk.com/?feed=rss2&amp;p=522</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Minik Kızımla Kitap Okumak</title>
		<link>http://www.cesurdoruk.com/?p=605</link>
		<comments>http://www.cesurdoruk.com/?p=605#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 06 Aug 2010 10:15:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog Dışı Yazılarım]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[caillou]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[kırmızı kanatlı kuş]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[nazlı]]></category>
		<category><![CDATA[oku]]></category>
		<category><![CDATA[okuma]]></category>
		<category><![CDATA[okumak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cesurdoruk.com/?p=605</guid>
		<description><![CDATA[Kırmızı Kanatlı Kuş, Nazlı’nın Uyku Saati bu aralar pek popüler&#8230; Evde oyuncak oynamak ile harcadığımız vaktin hemen hemen aynısını kitap okumaya da ayırıyoruz. Kırmızı Kanatlı Kuş, Nazlı’nın Uyku Saati bu aralar pek popüler Caillou ve Dora var tabi bir de. Bunların yanında aylık eve giren...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kırmızı Kanatlı Kuş, Nazlı’nın Uyku Saati bu aralar pek popüler&#8230;</p>
<p>Evde oyuncak oynamak ile harcadığımız vaktin hemen hemen aynısını kitap okumaya da ayırıyoruz. Kırmızı Kanatlı Kuş, Nazlı’nın Uyku Saati bu aralar pek popüler Caillou ve Dora var tabi bir de. Bunların yanında aylık eve giren tüm bebek ve anne dergileri okunduktan sonra Naz’a kalıyor, böylece akşam saatleri salonda halının üstü sahaflar kitap pazarına dönüyor. Durumdan şikâyetçi olduğumuz sanılmasın, aksine çok mutluyuz ailece. Kitap okuma sevgisini bu yaşta kazandık mı acaba diye seviniyoruz bile. </p>
<p>Uzmanlar, 6 aylıktan itibaren bebeklerin kendilerine kitap okunmasından, okunan kitaptaki renkli resimleri takip etmekten çok hoşlandıklarını söylüyor. 18 aylıktan önce sayfalarında büyük resimler içeren kitapların okunması öneriliyor. Yüksek sesle çocuğa kitap okunması zihinsel ve dil becerisinin gelişmesinde katkı sağlıyormuş.</p>
<p>Teknoloji hayatın her yerinde ve çoğu zaman yaşamımızı kolaylaştırıyor, benim zamanımda 166 masal hattı vardı, arandığı zaman çevirmeli telefondan bir bayan sesi masal okumaya başlardı, pek mutlu olurdum. Şimdi DVD ve CD setleri var ancak satılan masal CD’lerinin 3 yaşından önce kullanılması pek tavsiye edilmiyor. Bunun yerine ebeveynin bebeğe kendisinin kitabı okuması, tavsiye edilen. </p>
<p>Biz okumaya çok ufakken, hatta doğmadan başladık <img src='http://www.cesurdoruk.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Hani söyleniyor ya, hamileyken bebeğinize kitap okuyun hatta yabancı dil okuyun hatta bilim teknik, fizik kimya okuyun ki kulak alışkanlığı olsun, bilim adamı doktor olsun. Denemekten zarar gelmez dedik biz de. Belki şu anki kitap sevgisinin oluşmasına katkısı olmuştur kim bilir <img src='http://www.cesurdoruk.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Artık 17 aylık olduk okurken resimlerdeki detaylara dikkat ettiğimiz dönemdeyiz. Caillou’nun çorabı, Dora’nın çantasındaki annesine aldığı hediye ya da Piglet nehre girerken çalıların arkasına saklanarak ona bakan gaaak (küçük yeşil kurbağa oluyor kendisi). Konudan konuya atlamayayım ama demeden geçemeyeceğim, bu darcığımıza yeni eklenen kelimelerin telaffuzu harika oluyor, gülmekten öldürüyor. Benim ismim pek popüler bu ara “cecu”. Cecu cecu diye dolaşıyor evde.</p>
<p>Dönelim konuya, tavsiye edilenler şunlar ana hatları ile;</p>
<p>• Her gün okuyun ve okumaktan mutluluk duyduğunuzu ona belli edin. Okumak için bazı saatler belirleyin, sabah, akşam yatmadan önce vs. gibi.</p>
<p>• Okurken onu da işin içine katın. Kitaptaki resimler ya da adı geçen objeler hakkında sorular sorun.</p>
<p>• Aynı kitabı sıkılmadan sayısız kere okuyun. Bazen elimize aldığımız kitabı 4-5 kere arka arkaya okuyoruz. </p>
<p>• Okurken taklit edin. Okurken kitapta geçen figürleri değişik tonla okuyun y ada hayvanları seslendirin. Bir köpek geçerken havlamak gibi.</p>
<p>• Okumayı öğrenen çocuğunuza okumayı bırakmayın. Düşülen hataların başında okuma öğrenen çocuğa kitap okumayı kesmek geliyor. Çocuğunuzun sizinle vakit geçirmesi, okurken anlayamadığı şeyleri size sorması onun için önemli.</p>
<p>Özet olarak okuyun, okuyun ve okuyun.</p>
<p>Söz verdiğimiz gibi yemek tarifi vermeden bitirmeyelim yazıyı. Yemek yapma olayını biraz abarttım bu ara; beyaz peynir yaptım. “E, pes yani!” demeyin merak işte Öyle süte sirke ya da yoğurt katarak çökelek yapmak da değil bahsettiğim, şirdenden yapılmış peynir mayası kullanarak beyaz peynir yapmaktan bahsediyorum. Şu an dinlenmede, 1 ay kadar bekleteceğim salamurada, bakalım sonuca göre yazarım <img src='http://www.cesurdoruk.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Bu sefer bir un çorbası yapalım;</p>
<p>2 yemek kaşığı un<br />
3 su bardağı et ya da tavuk suyu ( Et suyunu ben kasaptan aldığım kuzu kemiklerini kaynatarak elde ediyorum. Kaynarken içine bir dal kereviz yaprağı, 1 havuç, 2-3 adet arpacık soğan ve bir ufak patates atabilirsiniz.)<br />
1 tatlı kaşığı tereyağı<br />
1 yemek kaşığı kurutulmuş kereviz yaprağı<br />
1 adet ufak havuç</p>
<p>Soğuk et suyunu tencereye koyun, unu ekleyip çırpıcı ile topak kalmayana dek çırpın. (Ben bebeğe çorba yaparken unu tereyağında kavurmak yerine çiğden koyup çorbayla pişirmeyi tercih ediyorum.) Havuçları çok minik doğrayın ve çorbaya katın. Ocağın altını açın ve orta ateşte kaynamaya başlayana dek sürekli karıştırarak (unun dibe çöküp topaklaşmaması için) pişirin. Kaynamaya başladıktan sonra tereyağı ve kereviz yapraklarını ekleyip ağzı kapalı olarak çok kısık ateşte 15 dakika pişirin.</p>
<p>Afiyet olsun.</p>
<p>Cesur d.<br />
06.08.2010 Cosmoturk</p>
<p><script type="text/javascript">// <![CDATA[
     google_ad_client = "pub-4608220387845530"; /* 300x250, oluşturulma 17.11.2009 */ google_ad_slot = "0927648071"; google_ad_width = 300; google_ad_height = 250;
// ]]&gt;</script></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cesurdoruk.com/?feed=rss2&amp;p=605</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ulusal Gençlik Senfoni Orkestrası Aya İrini’de</title>
		<link>http://www.cesurdoruk.com/?p=636</link>
		<comments>http://www.cesurdoruk.com/?p=636#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 01 Aug 2010 13:09:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[2010 İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[aya irini]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul 2010]]></category>
		<category><![CDATA[konser]]></category>
		<category><![CDATA[sabancı]]></category>
		<category><![CDATA[ugso]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cesurdoruk.com/?p=636</guid>
		<description><![CDATA[2010 yılı etkinliklerini İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve Sabancı Vakfı desteğiyle gerçekleştirmekte olan Ulusal Gençlik Senfoni Orkestrası (UGSO), 2007 yılında 70 genç müzisyenle yola çıktı. 3 yıldır İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti’nin desteği ve işbirliği ile yürütülen çalışmalarda; UGSO, Türkiye’yi yurtdışında başarıyla temsil...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>2010 yılı etkinliklerini İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve Sabancı Vakfı desteğiyle gerçekleştirmekte olan Ulusal Gençlik Senfoni Orkestrası (UGSO), 2007 yılında 70 genç müzisyenle yola çıktı.</p>
<p>3 yıldır İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti’nin desteği ve işbirliği ile yürütülen çalışmalarda; UGSO, Türkiye’yi yurtdışında başarıyla temsil ediyor.</p>
<p>2010 Ağustos ayında, Sabancı Üniversitesi’nde eğitim çalışmalarını gerçekleştiren orkestra, 18 Ağustos’ta Aya İrini Müzesi’nde I. Uluslararası Gençlik Orkestraları Festivali kapsamında gerçekleştirilecek konserin ardından, Young Euro Classics Festival kapsamında Berlin’de çalacak.</p>
<p>Orkestranın Eylül ayında Cemal Reşit Rey’de vereceği konsere ünlü İtalyan solist Salvatore Accardo eşlik edecek ve izleyenler unutulmaz bir müzik ziyafeti yaşayacaklar. Orkestranın son konseri ise yine Accardo ile İtalya’da gerçekleşecek.</p>
<p>Ulusal Gençlik Senfoni Orkestrası (UGSO) Hakkında<br />
Genç müzisyenlere, öğrencilikleri bitmeden profesyonel deneyim kazandırma ve müzisyen olarak ufuklarını açma amacıyla Yelda Nihan Özmutlu başkanlığındaki Gençlik Orkestraları Derneği tarafından, Cem Mansur liderliğinde üç yıl önce kurulan Ulusal Gençlik Senfoni Orkestrası (UGSO); 9 ildeki 14 konservatuarın, on dört ile yirmi bir yaş grubu sanatçı adaylarından seçilen üyelerden oluşuyor. Türkiye’nin en dinamik orkestrası olma özelliğini taşıyan Ulusal Gençlik Senfoni Orkestrası, genç müzisyenlere, Avrupa Gençlik Orkestraları Federasyonu’na (EFNYO) üye olan orkestralar ile birlikte ortak projelere katılma, yurtiçi ve dışı festivallerde konser verme ve orkestralar arası değişim programlarından yararlanma gibi fırsatlar sunuyor.</p>
<p>Turne Programı<br />
Eğitim Kampı / 4-20 Ağustos 2010</p>
<p>Aya İrini Konseri / 18 Ağustos 2010</p>
<p>Berlin Konseri / 21 Ağustos 2010</p>
<p>Cemal Reşit Rey Konseri / 6 Eylül 2010</p>
<p>Roma Konseri / 8 Eylül 2010</p>
<p>Ayrıntılı bilgi için: http://www.genclikorkestralari.org.tr/ </p>
<p>kaynak:istanbul2010.org</p>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-4608220387845530";
/* 250x250, oluşturulma 07.09.2010 */
google_ad_slot = "2886413914";
google_ad_width = 250;
google_ad_height = 250;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cesurdoruk.com/?feed=rss2&amp;p=636</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
