Baba, eş, arkadaş, aşçı, gurme, hobisever, şahıs şirketi, organik adam, makarna hocası… Bu kadar yetmez mi?
Camın önünde rengarenk menekşeler yetiştiren, onlara gözü gibi bakan da o, kızının biberonlarını yıkayan da, arabayı İstanbul trafiğinde deli gibi kullanıp, geceleri bilgisayar önünde zaman geçirmeyi seven de. Kahvaltıdan sonra kanepede kestirmek, özel günleri unutmamak, hayaller kurmayı bilmek, mükellef sofralar hazırlamak, neredeyse kışın dışarıda kar yağarken bile çok sıcak ben terledim demek de diğer özelliklerinden sadece birkaçı.
Kendisi kocaman, yüreği de kocaman, pek fazla kötülük düşünmeyen, biraz asabi, biraz inat, eh olacak o kadar…
İrem Doruk